Menü Kapat

Kıl dönmesi tedavisinde lazerli cerrahi

Kıl dönmesi tedavisinde lazerli cerrahi ne gibi avantajlar sunar?

Kıl dönmesi tedavisinde lazerli cerrahi. Yöntemleri birbiriyle karşılaştırmak elbette doğru bir yaklaşım değil. Bir çok konuda her hastalığa hekimlerin yaklaşımı farklılıklar gösterir. Her hastalık için tek bir tedavi yöntemi yoktur. Her cerrahın benimsediği bir tedavi yöntemi vardır ve hasta için en iyi olan, uygulamadaki başarı yüzdesidir. Hekim mutlaka bu tedaviyi önerecektir.

Cerrahi branşların neredeyse tamamında, uygun olan hastalarda hekimler (özellikle proktoloji alanında) anal cerrahi lazerlerini tercih etmektedirler. Anal cerrahi lazerleri, hasta konforu açısından bariz bir farklılık içeriyor. Son derece kısa süren bir operasyonla hasta normal yaşamına dönebiliyor.

Kıl Dönmesi nedir?

Kıl Dönmesi, çoğunlukla kuyruk sokumu bölgesinde görülür. Bununla birlikte sırt, ense, saç derisi gibi bölgelerden dökülen kılların, gözeneklerden, derinin içine gömülmesi mümkünder. Bu durum, burada biriken kistik bir yapı oluşmasına neden olur.

Daha çok kuyruk sokumu bölgesinde oluşur. Kuyruk sokumu dışında göbek deliği gibi başka vücut bölgelerinde de görülebilir. 15 – 45 yaş arasındaki erkeklerde görülen hastalık son yıllarda kadınlarda da sık rastlanan bir sorun olmaya başlamıştır. Erkeklerde, kadınlara oranla 3 kat daha sık rastlanır.

Apse, şiddetli ağrı, kötü kokulu akıntı gibi ciddi sorunlara neden olabilen pilonidal sinüs (kıl dönmesi), erken teşhis edildiğinde tedavisi, ilerleyen aşamalara göre daha kolaydır. Toplumumuzda makat bölgesi hastalıkları, çoğu kez doktora gidilmeden ya kocakarı ilacı denen ilaçlarla tedavi edilmeye çalışılmakta ya da sağdan soldan edinilen tavsiyelerle geçiştirilerek rahatsızlığın son evresine kadar beklenmektedir.

Kıl dönmesinin belirtileri nelerdir?

Kıl dönmesinin vücutta yarattığı etki, ufak bir çukurdan, ağrıya yol açan büyük bir kitleye kadar değişkenlik gösterebilir. Başlangıç döneminde, kişilerin birçoğu kıl dönmesini yağ bezesi veya sivilce benzeri bir şişlik olarak tanımlar.

Birçok farklı belirti ile görülebilen kuyruk sokumundaki kıl dönmesi, genellikle enfeksiyon gelişene kadar pek belirti vermez. Kuyruk sokumu bölgesinde, lezyona ait bir giriş deliğinin de görülebildiği kıl dönmesinin en sık yol açtığı belirti ve şikayetleri şöyle sıralamak mümkün:

  • Kuyruk sokumunda batma hissi, ağrı ve şişlik,
  • Kuyruk sokumu ve anal bölgede kötü koku ve akıntı,
  • Enfeksiyon gelişimine bağlı olarak kaşıntı, halsizlik, bulantı ve ateş.

Bu tür belirti ve şikayetleriniz varsa, mutlaka bir Genel Cerrahi uzmanına başvurunuz!

Kıl dönmesi apseleştiğinde, kuyruk sokumundaki ağrı ve akıntı gibi şikayetler en üst düzeye çıkar, ağrı nedeniyle oturmakta ve yürümekte zorluk çekilir. Apse oluşturan kıl dönmesi, acil müdahale gerektiren bir tablodur.

Kıl dönmesi (pilonidal sinüs) nedir ve en çok kimlerde görülür?

Tıpta ‘pilonidal sinüs’ olarak adlandırılan kıl dönmesi, kılların cilt altında yerleşmesi ve vücudun buna karşı reaksiyon oluşturması durumudur. Kıl dönmesinin nedenlerine dair iki teoriden bahsetmek mümkündür.

Doğumla gelen (Konjenital) teori: Bu teoride anne karnında iken (fetüste) cilt altı dokularda orta hattın eksik birleşmesi sonucu dermal kist kalıntısı olarak geliştiği varsayılır

Sonradan oluşum (Edinsel teori): Serbest kıl cilde saplanarak cilt altına geçtiği, cilt altında enfeksiyon abse gelişimi ve absenin cilde açılmasıyla pilonidal sinüs oluştuğu varsayılır. Günümüzde edinsel teori daha yaygın olarak kabul görmektedir.

  • Oturarak çalışan,
  • Vücut yapısı çok kıllı olan,
  • Kaykılarak oturan
  • Dar pantolon giyen kişilerde
  • Kilolu kişilerde,
  • Çok terleyenlerde kıl dönmesi daha sık gelişir.
  • Kıllanmanın daha yoğun olması nedeniyle, hastalık en çok 15-45 yaş arasındaki erkeklerde daha sık görülür.

Vücut, cilt altında oluşan kıllanmaya tepki verir. Yabancı bir cisim olarak algıladığı bu kılları keseyle kaplayarak bir kist oluşturur ve ürettiği özel sıvılarla onları eritmeye çalışır. Bu sıvılar, kılları eritemediği gibi kiste zarar verir ve kistin yapısını bozar. Deforme olan kist, içindeki sıvıyı vücut dışına akıtmaya başlar. Kist içindeki sıvının tamamı dışarıya akamaz, bir kısmı cilt altında birikip iltihaplanarak apseleşir ve pilonidal sinüs dediğimiz kıl dönmesi hastalığına yol açar.

Kıl dönmesi nasıl tedavi edilir?

Kıl dönmesinin klasik tedavisi cerrahi girişimdir. Kisti çıkararak yarayı açık bırakma, primer kapatma (lezyonu cerrahi yöntemle kapatma), flep ile (yakın bir bölgeden doku alarak) onarım gibi birçok tedavi yöntemi hastalığın giderilmesinde kullanılan yöntemlerdir.

Ameliyatsız tedavi olarak adlandırılan kristalize fenol uygulaması gibi uygulamalar da günümüzde kullanılmakla birlikte, hangi yöntemin hastaya uygun olacağına hekim karar verir. Yöntemin yararlarını ve oluşabilecek komplikasyon ya da nüks gibi olasılıkları hastayla paylaşır. Her operasyon sonrasında nüks riski vardır. Uygulanan operasyona göre bu olasılık artabilir ya da azalabilir.

Kıl dönmesi tedavisinde lazerli cerrahi ameliyat kesin çözüm müdür?

Ameliyatlı ya da ameliyatsız uygulamaların hiçbiri kesin çözüm değildir. Değişen oranlarda hastalığın tekrar etme olasılığı bulunmaktadır. Hastalıkla ilgili hangi yöntemin kullanılması gerektiği, tamamen hastalığın durumuyla ilgilidir.

Genel Cerrahi uzmanı hekim, hastalığınızın durumuna bakarak hangi yöntemin uygun olacağını belirler ve sizi bu konuda bilgilendirir. Başlangıç aşamasında olan pilonidal sinüs ile, ilerlemiş kıl dönmesi hastalığının tedavi şekilleri doğal olarak farklı olacaktır.

Ancak bilinmesi gereken şudur ki, kıl dönmesi ameliyatlarının en can sıkıcı sonucu, nüks olasılığının bulunmasıdır.